15 TEMMUZ VAHŞİ, KANLI DARBE GİRİŞİMİNİ HANGİ GÜÇ PÜSKÜRTTÜ?

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Cuma mesajı
  • 15 Temmuz vahşi, kanlı darbe girişimini hangi güç püskürttü?
  • Bölücü terör örgütü PKK aleyhine TÜSİAD hiç konuşmamış
  • Zümre'nin teslim aldığı SP ve YRP hiç Yeniden Büyük Türkiye demiyor!
  • Kendini beğenen kimseyi beğenmez

***

Bugün mübarek Cuma. Yüce Allah'ın imtihan için yarattım buyurduğu hayat ve ölüm yeryüzünde başlayalı beri insanlar hak-batıl mücadelesi şartlarında denenerek sonsuz âleme sevk ediliyorlar. Hakkı hak bilip tabi olmayı, batılı batıl bilip sakınmayı başaranlar cennetle ödüllendirilecek; diğerleri cehennem halkı olacaklardır. Haktan yana olup üzerine düşeni layıkıyla yapanlara selam olsun.

***

15 Temmuz FETÖ kamuflajlı NATO kanlı darbe saldırısı üzerinden 6 yıl geçti. Takiyeci Zümre kontrolündeki medya, akademiya ve siyaset erbabı ile bu dehşet olayı önemsizleştirip toplum belleğinde olumsuz izlerini silmeyi başardı. Önce NATO faktörü perdelendi. Yurtta Sulh Komitesi ve Kemalcı zinniyet olayın dışına itildi. Ardından da FETÖ mensuplarını mağdur gösterme algısı üretildi. İşlem tamam sayılır. Ancak Allah'a şükür Türkiye sahipsiz değil. Bir Millî Görüş derin devleti gerçeği var.

Dini bir cemaat olarak FETÖ'nün Erbakan istisnası dışında laik, seküler, İslam düşmanı her türden siyasi görüş ve düşünce mensuplarınca desteklenmesi hiç şüphesiz ki küresel güç Siyonizm'in desteği ile ancak mümkündür. Bir meczup cemaat liderinin Ecevit'i, Demirel'i, Türkeş'i, M.Yazıcıoğlu'nu, M.Yılmaz'ı, Çiller'i, Özal'ı, Erdal İnönü'yü, Cindoruk'u, Erdoğan'ı, Arınç'ı, Abdullah Gül'ü, bürokrasiyi, orduyu, yargıyı, istihbaratı, emniyeti, iş, spor ve sanat dünyasını, medyayı, akademiyayı, STK'ları ve hakiki Milli Görüşçüler istisna edilirse A'dan Z'ye bütün toplumu etkilemesi ve bütün dünya ülkelerinde örgütlenmesi CIA ve MOSSAD desteği olmadan hayatın doğal akışı içinde olacak şey değildir.

Fetullah Gülen'le ilişkisi malum Tayip Erdoğan'ın bu küresel kumpastan sıyrılıp onunla tek başına mücadeleye kalkışması, 15 Temmuz darbe girişimini ancak eniştesinden öğrenebilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak başarıya ulaştırması aklın mantığın kabul edeceği bir şey değildir. Türkiye bütünlüğü içinde sadece Erbakan ve Milli Görüş'ün FETÖ'ye karşı olduğu dikkate alınırsa bu mücadelenin başlatılması ve küresel güç desteğine rağmen muhteşem bir başarı elde edilmesi Milli Görüş derin devleti dışında kimseye mal edilemez. Şu hale bakın ki Erbakan ve hakiki Milli Görüşçüler dışında herkesin ve her kesimin yıllarca yere göğe sığdıramadığı FETÖ'yü şimdi lanetlemeyen kalmadı. Şüphesiz ki bu küresel çapta muazzam bir başarıdır. İşte Yeniden Büyük Türkiye'yi yöneten, Siyonist Haçlı Batı karşısında galibane bir mücadele yürüten de bu Milli Görüş derin devletidir.

Erbakan ve Milli Görüş dışında her görüş ve düşüncedeki siyasi partiler, liderleri, çeşitli kesimler yıllarca FETÖ'yü destekleyip, övgülere boğdular. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin püskürtülerek karşı operasyonla mensuplarının enselenip yüzü gözü mosmor, don gömlek içeri tıkılması karşısında bir süre arazi olmalarının ardından yeniden kafa çıkarmaya başladılar. Mağdurlar edebiyatı, plakası FG olanların içeri tıkılması iddiaları, Bank Asya'nın önünden geçenlerin tutuklanması, ele başları dışarıda mazlumlar içeride retoriği, siyasi ayağına dokunulmadığı yaygarası gibi sureti haktan gözüken savunmalarla temize çıkarılmaya çalışılmaktadır.

15 Temmuz kanlı darbe girişimine kontrollü darbe, tiyatro eleştirisi getirenlerin demek istedikleri şu: Madem ki elinizle koymuş gibi hepsini enselediniz, bütün hazırlıklardan oluşum ve organizasyondan haberdardınız neden daha önce ortaya çıkarmadınız da yüzlerce insanın ölmesine binlerce insanın yaralanmasına yol açtınız? Oysa Ergenekon darbe planları gerçekleştirilmeden önlendi. Peki, ne oldu? İllüzyoncu Zümre medya ve akademiyası ile dümen suyundaki siyasi partiler bunların darbe planı değil askeri tatbikat planı olduğunu var güçleriyle savunarak yargıdan kurtardılar. Ama 15 Temmuz'u yargıdan kurtaramadılar işte ona yanıyorlar.

15 Temmuz'a tiyatro ve kontrollü darbe diyenler şunu ima ediyorlar: Cumhurbaşkanı Erdoğan ancak olay başladıktan sonra eniştesinden öğrenebildiğine göre darbe hazırlık sürecini bütünüyle izleyen, müdahil olanları tespit eden, girişimden kısa süre sonra püskürterek eliyle koymuş gibi hepsini enseleyip derdest eden hangi güçtü? Sanırız bu sorunun cevabını çokları bilir de demek bizden başkasının işine gelmez. FETÖ'yü sevmeyen FETÖ'nün de hiç sevmediği Erbakan ve Milli Görüş'ten başka bir kesim olmadığına göre bunu ancak Milli Görüş derin devleti yapmış olabilir. Ancak bu gücün varlığının kabul edilmesi ve açıklanması halen kimsenin işine gelmiyor.

Türkiye'deki iktidar ve rejim mücadelesi gerçekte iki derin odak arasında yaşanıyor: Kadim Selanik Dönmesi takiyeci Zümre Oligarşisi ve onunla 53 yıldır mücadele eden Milli Görüş derin devleti. Zümre'nin örgütleyip yapılandırdığı Ergenekon'u, FETÖ'yü Milli Görüş derin devleti tırpanladı. Zümre bu defa Külliye'de, AKP'de ve bürokraside Pelikan Örgütünü yapılandırdı. Bu örgüt ve yapılanmaları tırpanlamakla kesin sonuç alınamıyor. Artık Zümre'nin de inine girilmeli ve 2023 sonrası Türkiye bu ihanet odağından kurtarılarak barış ve huzur ortamı sağlanmalıdır.

Kadim takiyeci Zümre Oligarşisi ve onunla iktidar/rejim mücadelesi yürüten Milli Görüş derin devleti arasındaki alan üstünlüğü halen şöyle: Kontrolündeki medya, akademiya ve siyasi partilerle dezenformasyon, manipülasyon, algı üretme yöntemleriyle kamuoyu oluşturma kabiliyetinde üstünlük takiyeci Zümre'de. Devleti yönetmede, siyaset üretmede, icraatlarda, strateji belirlemede duruma tam hakim olan ise Milli Görüş derin devletidir. 53 yıllık bu iktidar ve rejim mücadelesinde sürekli güç, zemin, imkân, itibar kaybeden takiyeci Zümre Oligarşisi, istikrarlı şekilde hep kazanan Milli Görüş derin devleti olmaktadır.

Erbakan daha ilk günlerde "bir insan ya Milli Görüş'ün ya da Yahudi'nin askeridir" dediğinde içeriden bile tepki almıştı. Ancak FETÖ olayı Erbakan'ın bu sözünün doğruluğunu kanıtladı. Şöyle ki Erbakan ve Milli Görüş dışındaki bütün liderler, siyasi partiler, haliyle seçmenleri de FETÖ'yü desteklemede ittifak oluşturdular. FETÖ'nün de Siyonizm'e hizmet ettiği 15 Temmuz darbe girişimiyle kesinleşti. Sonuçta Erbakan ve Milli Görüş'e hizmet edenler dışındaki herkesin Yahudi'ye hizmet ettiği gerçeği ortaya çıktı. Bu bir Erbakan mucizesi olarak kayıtlara geçsin.

15 Temmuz vahşi, kanlı darbe girişimi İsrail, ABD, NATO, Avrupa Birliği, MOSSAD, CIA ve tabii ki takiyeci Zümre işbirliği ile FETÖ kamuflajında oluşturulan muazzam bir organizasyondu. Ancak püskürtülüp mensuplarının kısa sürede enselenip derdest edilmesi ile bütün bu güçlerden daha etkili bir derin gücün Türkiye'yi yönettiği çok açık görülmüş oldu. Bu güç Milli Görüş derin devletinden başkası olamazdı. Ne yazık ki ne 15 Temmuz darbe saldırısının ne denli büyük organizasyon olduğu ve ne de arkasındaki bunca küresel güce rağmen püskürtülmesinin, mensuplarının karşı bir operasyonla derdest edilmesinin ne muhteşem bir başarı olduğu anlatılmadığından toplum farkında değil. Bu tür dehşet olaylar önemsizleştirilip sıradanlaştırılarak yenileri için ortam oluşturuluyor.

15 Temmuz'un üzerinden 6 yıl geçti o vahşi, korkunç saldırı da onu püskürten muhteşem başarı da unutturuldu. Darbe sonrası FETÖ'yü yüceltenler tabi ki buharlaşmadılar, arazi oldular. Ama artık yeniden ortaya çıktılar, 15 Temmuz saldırısını değil karşı operasyonu hedef almaya başladılar. Artık 15 Temmuz'un resmi tatil olması dışında bir önemi, değeri kalmadı. Bir tek Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi çalıp kendi oynuyor. Ne partisinde ne Külliye'de ne devlette ne medya ve akademiyada 15 Temmuz'u karalayan, püskürtülmesini savunan kimse yok. İşte bu takiyeci Zümre'nin başarısıdır.

***

Bölücü terör örgütü PKK aleyhine TÜSİAD hiç konuşmamış

ABD ve NATO ülkelerinin destekledikleri bölücü terör örgütü PKK aleyhine TÜSİAD hiç konuşmamış. Zira Zümre büyük, güçlü, özgür, bağımsız Türkiye'yi artık geri alsa bile yönetemez. Zümre PKK Türkiye'yi bölsün, Marmara Bölgesini İstanbul Dükalığı olarak Avrupa Birliği'ne sokup "ilelebet" yönetmek istiyor.

***

Zümre'nin teslim aldığı SP ve YRP hiç Yeniden Büyük Türkiye demiyor!

İngilizlerin kurduğu TC'yi ilelebet Selanik Dönmesi takiyeci Zümre yönetsin diye hep küçük kalsın isteyen Churchill "büyürse budamalı, solarsa sulamalı" diyordu. Zümre, boyu bosu için değil, Yeniden Büyük Türkiye dediği için Erbakan'a düşmandı. Özal ve Erdoğan'a da Türkiye'yi büyüttükleri için düşman oldu. Zümre'nin teslim aldığı SP ve YRP hiç Yeniden Büyük Türkiye demiyor!

***

Kendini beğenen kimseyi beğenmez

Kendini beğenen kimseyi beğenmez. Kendini seven kimseyi sevmez. Noksanını göremeyen hep eksik, kusurunu göremeyen hep kusurlu, ayıbını göremeyen hep ayıplı kalır. Yanlışında ısrar eden doğruyu bulamaz. Kendini adam oldum sanan asla adam olamaz.

O.G.

15 Tem 2022 - 20:17 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.