Zülfü Demirbağ’ı hedef alanlar ne kadar tanıyor?

Bir süredir ilimiz milletvekili Zülfü Demirbağ bir canlı yayında kullandığı ifadeler sebebiyle gündemde... Peki Demirbağ'ı hedef alanlar, aleyhinde yorum yapanlar onu ne kadar tanıyor?

Büyütmek için resme tıklayın

Bir haftadır ulusal gündemde ilimiz milletvekilli Zülfü Demirbağ var. Hem yerelde hem de ulusalda Demirbağ hakkında eleştirinin bini bir para… TV 42 sunucularına verdiği bir röportajda kullandığı ifadeler Demirbağ’ı bir anda ülkenin gündemi yaptı. Zülfü Demirbağ’ın yaklaşık 2 saat konuştuğu programda 1 dakikayı bulmayan bir sürede kullandığı ifadeler köpürtüldükçe köpürtüldü.

Bu sebeple günlerdir Zülfü Demirbağ hedef alınıyor, yoğun eleştirilerin muhatabı oluyor. Konu Zülfü Demirbağ’a TV 42 sunucularından birinin sorduğu absürt soruya verdiği samimi cevaptı. Gündem ülke meseleleriyken sunucu birden “vatandaş diyor ki; milletvekilleri Meclis’te ucuz et, balık yiyor, ne diyorsunuz” sualini yöneltince kendi yaşadıklarını aynen anlatan Zülfü Demirbağ “ben maaşla ay başını getirmekte zorlanıyorum dolayısıyla zaman zaman danışmanlardan borç almak zorunda kalıyorum.” diyerek bir anda ülke gündeminde hedef oldu.

Demirbağ’ı tanıyanlar için o cevap çok normaldi. Çünkü tam da bahsettiği gibi bir hayat yaşadığı onu tanıyan herkesçe malum… Elazığ'da darda kalanlara destek verdiği, yardımına koştuğu, geri çevirmediği herkesçe bilinir. Zira Demirbağ’ın Meclis’te misafiri olup da ağırlanmayan, ikram görmeyen yoktur. Kendisine o soruyu soran muhabirler de dâhil… Telefonlarını arayıp da kendisine ulaşamayan da bulamazsınız. Sorununu iletip ilgilenmedi diyebilecek de kimse çıkmaz. Bunlar Elazığ’da Zülfü Demirbağ’ı tanıyanların size hemen anlatacağı hususlar.

Demirbağ’ın bir günlük telefon trafiği Meclis’teki kimi vekillerin aylık trafiğine eştir. Bunları seçmeni söylüyor, şunu da ekliyor; “Demirbağ vekil olduğu ilk gün neye sahipse şimdi de öyle yaşayan biri…” Ancak organize bir kitle öyle bir şiddetle saldırıya geçti ki o gürültüde Demirbağ artık kimdir, nasıl biridir kimsenin sorgulamaya fırsatı olmadı. Tanıyanlar, bilenler bile susmak zorunda kaldı.

Gürültü şiddetli olunca gerçekler duyulmaz oldu. Ama sonuçta kampanya Demirbağ’a yolsuzluk, haksız kazanç ithamları içerip yalan üzerine kurulduğundan ilanihaye sürdürülemedi. Organize propaganda gücüyle beyaza siyah denildi, bir süre de öyle kabul ettirildi. Ta ki beyaza beyaz diyen biri çıkıncaya kadar!

İktidara muhalif açıklamalarıyla Elazığ’da öne çıkan YRP İl Başkanı Avukat Erhun Karakuş konu hakkında bir basın açıklaması yayınlayıp özetle “Zülfü Demirbağ’ı tanırız, o gerçekten de bahsettiği gibi biridir. Ancak anlayamadığımız bir şey var. Demirbağ salt milletvekilliği maaşıyla bu sıkıntıları yaşarken bazı milletvekilleri nasıl servetlerine servet katıyor, lüks kafeler açabiliyor, zenginliklerine zenginlik katabiliyor. Esas sorgulanması gereken budur. Bunların zenginliği nereden?” açıklamasını yapınca yüksek sesler kısılmaya, kampanyada rüzgâr durulmaya hatta Zülfü Demirbağ lehine esmeye başladı.

Tek bir gerçek kırk yalanı çürütmeye yetmişti. Yine bir hemşehrimizin Demirbağ'ı destekleyen yazısını Türkiye genelinde 1 Milyon takipçisi olan Abdurrahman Dilipak'ın sosyal medyada retweet etmesi de havayı değiştirdi. Ardından sosyal medyada Demirbağ’ın sevenlerinin destek mesajları her yerde bir bir görülmeye başladı. Yalanlar üzerine kurulu kampanyayla karalanmak, yıpratılmak istenen Demirbağ bir anda gerçekten de böyle dürüst biri miymiş diye takdir edilmeye bile başlanmıştı.

Aslında Zülfü Demirbağ ilk kez böyle hedef alınmıyor. Her TV programında konuşmaları arasından cımbızla çekilen ifadeleri diğer önemli açıklamalarının önüne geçirilip gündem saptırılıyor. Daha önce de halka suni zamlar yapan harami beşli çete süpermarketlere faşist zihniyetin marketleri diye yüklenince aleyhinde böyle büyük bir kampanya açılmıştı.

TV 42’ye yaptığı 2 saati bulan açıklamalarına da bir bakın, Demirbağ PKK’ya vurmuş, FETÖ’ye vurmuş, bunların maşalık yaptığı dış güçlere vurmuş, Türkiye ve İslam düşmanı malum kitleye vurmuş da vurmuş. Avrupa ile kıyaslayıp Türkiye’nin üstün yönlerini çıplak bir şekilde ortaya koymuş. İktidarın başarılarını anlatmış da anlatmış. Tam 2 saat boyunca… Ama o 2 saatin içindeki bir dakikada kullandığı ifadelerle tüm o anlattığı hakikatlerin üzeri örtülü verdi.

Zülfü Demirbağ’ı tanımayan, gürültünün etkisine kapılarak genel siyasetçi algısına göre hareket edip eleştirenleri bir kenara koyup özellikle organize bir şekilde, örgütlü, kurumsal olarak eleştirenleri ele alıp zihniyetine bakacak olursak Demirbağ’ın neden sık sık hedef yapıldığı da çok net ortaya çıkar.

Hatırlarsınız Ramazan öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir canlı yayında toplamı 30₺’yi bulmayan sağlıklı yaşam için önerdiği bazı yiyecekler vardı. Ekranda söylemese daha iyiydi ama açıklamıştı artık Bir anda kurumsal ve sosyal medyada yer yerinden oynadı. Bir Cumhurbaşkanının toplamı 30₺’yi bulmayan tarifi karşısında yıkıcı bir kampanya oluşturulmuştu. Yine tamamen yalana yine tamamen propaganda gücüne dayanan…

İşte o gün Erdoğan’a saldıran medya ve akademiya çevreleri hiç eksiksiz Zülfü Demirbağ’a da her fırsatta aynı şiddette kılıç sallıyor. FOX, Sözcü vd. nerede bir Türkiye düşmanı medya kuruluşu varsa Demirbağ’ı hedef alıyor.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, politikalarına, açıklamalarına mütemadiyen saldıranların Zülfü Demirbağ’ı da her defasında hedef almaları öylesine değil. Zira Demirbağ Elazığ’da tabanı olan, halkla iç içe bulunan, sorunlarıyla ilgilenen, Meclis’in tüm tatil günlerini Elazığ sokaklarında vatandaşlarla geçiren, Elazığ’a katkı sağlamaya çalışan, partisini de davasını da gerçekten sevip Cumhurbaşkanı Erdoğan’a fayda sunmaya samimi olarak çabalayan biri…

Zaten öyle olmasaydı bu kadar yıpratıcı kampanyaya karşı Demirbağ ayakta kalabilir miydi? Demirbağ’ın halktaki karşılığı seçimden seçime oluşturulan yapay bir bağ değil. Vekil olsa da olmasa da daima sorunlarıyla ilgilendiği halkla arasında gerçek bir muhabbet var. Dolayısıyla Demirbağ halkta gerçek bir karşılığı olan, oy potansiyeli bulunan tek vekil.

Demirbağ’a karşı kampanya başlatanların samimi olmadığının bir ispatı da YRP İl Başkanı Karakuş’un açıklamalarından sonra birden sessizliğe gömülmeleri… Öyle ya eğer dert gerçekten siyasilerin yolsuzluk yapması, haksız kazanç elde etmesiyse neden o açıklamanın üzerine gidilip de bir kampanya da onun için başlatılmadı? Hele de şu Gürsel Erol neden hiç gündem olmuyor? Halbuki icraatlarından çok aldığı yağlı ihalelerle tanınıyor.

Zira ne Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, ne milletvekili Zülfü Demirbağ sık sık medya ve akademiyanın saldırısına uğrarken aslında mevzu söyledikleri… Yarın diğer vekiller de partinin diğer yerel unsurları da hedef olacak. Esas mevzu Elazığ’dan Cumhur İttifakının silinmek istenmesi... Çünkü Elazığ terörün, diğer menfi fikirlerin ülke çapına yayılmasını önlemiş bir sur görevi gören milli duyarlılığı yüksek stratejik bir şehir. AKP aleyhine özellikle ulusalda başlatılıp köpürtülen kampanya o kadar şiddetli ve yıpratıcı ki söylenenlere göre HDP bile artık Elazığ’dan bu kez bir vekil çıkarabilecek diye el ovuşturmaya başlamış.

Çünkü karşılarında sahipsiz bir iktidar var. Hangi mensubu hedef olursa olsun hep kendisini savunmak zorunda kalıyor. Biri diğerine destek olmuyor. Aksine yürek soğutanları bile var. Sanıyorlar ki yıpranan vekilleridir, belediye başkanlarıdır. Onlar giderse yer açılır kendilerine sıra gelir diye düşünüyorlar. Aslında Elazığ’da pili bitirilen iktidar partisidir. Eğer iktidar partisinin oyu olmadan vekil ya da belediye başkanı seçilmeye gücü yeteceğini sanan varsa çıksın bağımsız aday olsun görelim. Madem yok o zaman partinizi de mensuplarını da savunmak zorundasınız.

Son olarak Demirbağ’ı hedef alarak yeni dönemde vekillik listesine girmesini engellemeye çalıştıklarını sananların da içini kaçıracak bir not paylaşalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan manşetlerle çarpışa çarpışa bugünlere geldik demişti. İşte şimdi kendisini hedef alan o manşetlerin hedef aldığını gördüğü Demirbağ’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan gözünden düşürmez aksine daha da sahiplenir, bilesiniz.

O.G.

06 Tem 2022 - 22:55 - Analiz

Muhabir  Osman Gürses


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.