Şeyh, cemaat, tarikat... Cennet garantisi vaat edilebilir mi?

Bizim tarikattan/cemaattan olsan cennet tamam... Ahirette şu tarikatın şu kolundan olduğunu dersen sana kimse ilişmez... Şeyhimize tabi olursan cennet garanti... Ve daha bir sürü vaat! Peki bir şeyh, cemaat, tarikat veya kimse cennet garantisi vaat edebilir mi?

Erbakan'ın kravatlı, şık giyimiyle siyasi parti kurarak Türkiye'de mücadele yürütmesine bile tahammülü olmayan rejim  4 partisini kapatıp Erbakan'ı 5 kez siyasi yasaklı yaptı.

Ancak ona rağmen yasalarla açılması yasak cemaat ve tarikatlar ise İstanbul'un göbeğinde gettolar oluşturdu. Ülkenin dört bir yanına yayıldı. 

Zira o cemaat ve tarikatların bir misyonu vardı: İnkarcı, paganist, tağuti rejimle barışık Müslümanlar yetiştirmek.

İşte o cemaat ve tarikatların mürit devşirmek için kullandığı vaatlerden biri de cennet garantisi...

Peki bir şeyh, cemaat, tarikat veya kimse cennet garantisi vaat edebilir mi?

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil Erbakan'ın bir sözünü hatırlatarak şu cevabı veriyor:

"İyi bir Müslüman 3 dikişlidir. 1. Cihad emirine biatlıdır. 2. Bir mürşid-i kâmile intisaplıdır. 3. Bir Ehl-i Sünnet mezhebine bağlıdır. Hz. Peygamber (SAS) övgüsüne mazhar olan Sultan Fatih ve askerleri böyleydi."
-ERBAKAN-

Cihad emirine biat etmemiş olan şeyh  mürşid-i kâmil olamaz. Ona intisap edilemez. Ümmetin başı cihad emiridir ve yeryüzünde tektir. İki kişi cihad emiri olamaz. Ümmet birliğini ancak cihad emiri temin edebilir. Ümmet bir imama bağlı toplum demektir. İmamsız ümmet de cemaat de olmaz; ancak kalabalık olur.

Allah'a giden hiçbir yol güvenli değildir. Şeriat, tarikat,  hakikat... hepsine de pusu kuran şeytan büyük düşmandır. Yüce Allah hayatı ve ölümü imtihan için yarattı. İmtihanda kazanma garantisi olmaz.

Kendisine tabi olanlara cennet garantisi vaat eden kim olursa olsun o ancak şeytanın avanesi bir saptırıcıdır. Peygamberler bile kendilerine tabi olanlara cennet garantisi veremezler. Hatta peygamberler de ümmetleriyle imtihan olurlar. Cennet garantisini eğer verirse ancak Allah verebilir.

Hakiki bir şeyh mürit devşirmez. Ancak mürit olmak isteyene kapısını açık tutar. Herkes kabiliyeti ve nasibi kadar mürşide yakınlaşır, belki de onu geçer. Mürşit mürit seçmez, terfi ettirmez. Onu Allah'a bırakır, artık kime neyi ne kadar nasip buyurursa.

Mürşid-i kâmil asla hiçbir müride ihtiyaç duymaz, zaaf göstermez, ondan bir şey ummaz. Ancak iyi niyetli saygısını, desteğini, yardımını, fedakârlığını da reddetmez. Bütün her şeyi Allah'tan bilir. Mürşide yapılan da müridin yaptıkları da ancak Allah'tan bir nasiptir müyesser olan.

O.G.

28 Haz 2022 - 13:09 - Analiz

Muhabir  Osman Gürses


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sahin - Tarikatlarin cennet vaad etmesi katoliklik emaresidir. Ortacagda kiliseye bagis yapanlara cehennemden muaf tutan "belge" veriliyordu. TR gencligi subliminal (butun seyrettigimiz dizilerde olur olmaz haç gorebilirsiniz) mesajlarla buyudu. Bu yalana da inanir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Haziran 19:39