CUMHURBAŞKANI VE AKP GENEL BAŞKANI ERDOĞAN GEZİ PARKI SÜRTÜKLERİNE SÜRTÜK DEMELİ MİYDİ?

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Gezi Parkı sürtüklerine sürtük demeli miydi?
  • Bu defa Türkiye'yi yıkarak Marmara Bölgesinde AB'a üye İstanbul Dükalığını kurmak istiyorlar
  • Zümre Kılıçdaroğlu'nu devirmekten umut kesince Meral Akşener'e abanıyor
  • Bir aziz milleti ne hale getirdi şu Batıcı müstemleke zihniyeti
  • Yalanın, iftiranın, karalamanın haddi hesabı yok

***

CB Erdoğan'ın Gezi Parkı eylemlerine katılan sürtüklere sürtük demesine sürtüklerden çılgınca tepkiler var. Tepki verenler sürtük kelimesinin anlam kapsamına giren hal ve davranışlardan neleri eksik bir anlatsalar. Sürtükler şöyle, biz değiliz. Sürtüklük şudur, bizde o yok. Sürtükler şunu yapar,  biz yapmayız... Bir desinler bakalım. İtirazları neyeymiş anlayalım. Bunların işi tepki vermek. Yaptıkları insanlığa tepki. Zira insanlıkan çıkmışlar.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genelbaşkanı Erdoğan Gezi Parkı sürtüklerine sürtük demeli miydi? Elbette demeliydi. Her türlü ahlaksızlığı, pespayeliği çağdaşlık diye dayatan azgın bir azınlığa karşı yönettiği toplumu korumak için gözünü daldan budaktan sakınmaması övgüye değer bir fedakârlıktır. Eğer bu sözlerden yüzü kızarması gereken birileri varsa kaymağını yedikleri iktidarı savunmayan AKP'li tufeylilerdir. Doğrusu onların yüzüne tükürmek isterim.

İhaneti, kötülüğü, Türkiye düşmanlığını, her türlü ahlak dışılığı örgütleyen, organize eden takiyeci Zümre hiçbirini kendi öz kimliği ile yapmadığından toplum tepkisine karşı korunaklıdır; maruz kalmaz, muhatap olmaz. Zümre'nin her kesimden görünmesini sağlayan muhkem maskeleri var. O maskelerin arkasındaki gerçek yüzü toplumun görmesi imkânsızdır.

Köpekleri salınmış taşları bağlı köy hikâyesini şu ara Türkiye yaşıyor. Takiyeci Zümre'nin salınmış şövalyeleri iktidara saldırırken Pelikan Örgütünün ipindeki yandaş medya ve AKP'liler donmuş çamurdaki taşlar gibi yerinden oynatılamıyor. Bu yüzden muhalefet alabildiğine saldırgan, iktidar oldukça savunmasız.

***

Bu defa Türkiye'yi yıkarak Marmara Bölgesinde AB'a üye İstanbul Dükalığını kurmak istiyorlar

Takiyeci Selanik Dönmesi İttihatçılar Sultan Abdülhamid'e istibdatçı, baskıcı; hürriyet, müsavat, uhuvvet, meşveret istiyoruz diye diye İstanbul'u işgal eden İngilizlerle bir olup Osmanlı Devletini yıktılar ve TC'yi kurdular. Mevcut 34 siyasi partiyi ve bütün gazeteleri kapattılar. Tek partili CHP Zümre Oligarşisini oluşturup iki Dönme'ye gazete kurdurarak ülkeyi çiftlik gibi yönettiler. Müslümanları devletten, siyasetten, kamusal alandan, ekonomik, sosyal, kültürel hayattan dışlayıp kırsala ve şehir varoşlarına mahkûm ettiler. Erbakan Zümre'yi yönetimden uzaklaştırıp Müslümanları iktidara taşıdı. Şimdi yine canhıraş bir çaba ile İttihatçıların sloganlarıyla bu defa Türkiye'yi yıkarak Marmara Bölgesinde AB'a üye İstanbul Dükalığını kurmak istiyorlar.

***

Zümre Kılıçdaroğlu'nu devirmekten umut kesince Meral Akşener'e abanıyor

İyi Parti'nin tabanı olmadığından Meral Akşener miting yapamıyor. Takiyeci Zümre illüzyoncu medya ve akademiyası bu yüzden Meral Akşener'in sokak ziyaretleriyle ekranlarını doldurup manşetlerini süslüyor. Buna karşın Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı büyük mitinglere takmadık kulp bırakmıyor. Zümre Kılıçdaroğlu'nu devirmekten umut kesince Meral Akşener'e abanıyor.

***

Bir aziz milleti ne hale getirdi şu Batıcı müstemleke zihniyeti

Takiyeci Zümre'nin İnkârcı Kemalcı eğitimle 4 kuşaktır yetiştirdiği iki tür kitleden biri Türkiye'nin kalkınmasından,  büyümesinden, güçlenmesinden, küresel güç olmasından hain ve düşmanca bir yaklaşımla kin, öfke duyuyor, adeta kahroluyor. Bir diğeri ise heyecan duymuyor, umursamıyor, cebinden ve uçkurundan başka bir şey düşünmüyor. Bir aziz milleti ne hale getirdi şu Batıcı müstemleke zihniyeti.

***

Yalanın, iftiranın, karalamanın haddi hesabı yok

Türkiye’de bugün dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan özgürlükler, insan hakları ve işleyen bir demokrasi var. Türkiye'nin tek ayıbı müstemleke tipi Eski Türkiye vesayet rejimi statükosunun ürettiği Kemalcı resmi ideolojinin hala yasalarla ve devlet gücüyle bütün topluma dayatılmasıdır. Bu ayıbın sorumlusu mevcut özgürlük ortamından yararlanıp bu garabete son verilmesi için çaba göstermeyen asimile edilmiş adı Müslüman kalmış pelteleşmiş kitledir.

İsteyen herkes açıyor ağzını, yumuyor gözlerini ekranlardan iktidara veryansın ediyor. Yalanın, iftiranın, karalamanın haddi hesabı yok. Ardından da Türkiye'de özgürlük yok, hukuk yok, adalet yok, demokrasi yok; dikta rejimi var, baskı var diye bas bas avazlanıyor. Kabahat baskıcı despot Eski Türkiye Zümre Oligarşisi yönetimlerini bu topluma unutturan müstemleke tipi eyyamcı aydınlarda.

O.G.

04 Haz 2022 - 21:12 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sahin - 50 euro kagit parasindaki AB haritasinin TR kısmına bir goz atin. AB nin niyeti acik. Cok acik.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Haziran 23:28