Başkan sessizliğini bozdu, CHP'ye ve Erol'a saydırdı! "Üstten bakan biri arıyorsanız tarihinize bakın..."

24 Ocak Elazığ Depreminin olduğu ilk andan itibaren ilimizde günlerini geçiren iki bakan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre Ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum hafta içinde şehrimizi ziyaret ettiler. Ziyarette kendilerine eşlik eden Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları vatandaşlarla girdiği bir diyalog yüzünden illüzyoncu medya ve akademiyanın hedefindeydi. 2 gündür malum kesimden linç yiyen Başkan Şerifoğulları sessizliğini bozdu, CHP'li vekil Gürsel Erol'a ve klasik CHP zihniyetine saydırdı.

Haber albümü için resme tıklayın

24 Ocak Elazığ depremi sonrası yaşananlar Türkiye'nin gelişmişliğini göstermesi bakımından çok önemli bir süreçti. Öyle ya Marmara depremi sonrası devlet deprem bölgesine 3 gün sonra ancak girebilmiş bir battaniye bile vermeyi bırakın depremzedeler için toplanan yardım paralarıyla memur maaşlarını ödeyip deprem mağdurlarını kendi hallerine terketmişti.

Yine o mağdurlar için inşası başlatılan deprem evleri ise yıllarca bitirilememiş mevcut iktidar döneminde tamamlanıp yıllar sonra depremzedeye teslim edilmişti.

İşte nereden nereye... Şimdi devleti öyle aciz yöneten, geri bırakan, halktan kopuk tutan zihniyet mevcut iktidarın Türkiye'ye çağ atlatan hizmetlerini beğenmiyor.

Depremin ilk anından itibaren ilgili bakanlar şehrimize gelip haftalarca kalırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ertesi günü ilimizi ziyaret ederek devletin Elazığ'ın yanında olduğunu çok güçlü bir şekilde gösteriyordu.

Kışın en soğuk gününde meydana gelen deprem anından itibaren önce sıcak barınma sonra sıcak gıda sorunu çözüldü hemen arkasından evlerini kaybeden depremzedelere geçici konutlar yapıldı.

Evlerini kaybeden depremzedelerin anında hesaplarına paralar geçildi, hasar tespitleri süratle yapılıp TOKİ marifetiyle kazmalar vurularak şehir yeniden inşaya başladı. 

Depremin üzerinden 1 yıl geçmeden binlerce depremzede yeni yapılan evlerini teslim almaya başladı. Şimdi ikinci yılında ise TOKİ'nin kurduğu her biri adeta yeni bir şehir niteliğinde toplu yaşam alanları depremzedelere açılmış durumda... Okulları, karakolları, sağlık ocakları, alt yapıları, yollarıyla muhteşem bir hizmet!

Eski Türkiye'nin Elazığ'a muamelesinden bir örnek verelim ki bir kontrast oluşsun, tablo netleşsin.

Keban Barajı yapıldığında evlerini kaybeden insanlar için Abdullahpaşa'da baraj evleri yapıldı. Hala aynı yerde duruyor. Kümes kadar evler, gecekondudan daha kötü bir mimari... Öyle ki sahipleri şimdi onları müteahhide verip kentsel dönüşüp yapmak istese bahçeleriyle birlikte bile karşılığı bir ev etmiyor. Hala daha da duruyor. Eski Türkiye'nin ilkelliğini, geri kalmışlığını, acizliğini görmek isteyen gidip görebilir. Hemen yanı başından da yeni yapılan TOKİ'nin deprem evleri var. Kıyaslama yapmayı bile hakaret sayarsınız...

Aslında ilimizdeki iktidar temsilcileri o bölgeyi müzeleştirip şimdi Elazığ'da Eski Türkiye'yi savunan malum zihniyetin kara propagandasına karşı kullanabilir.

İşte o aciz günlere geri dönmeyi isteyen malum zihniyet Elazığ genelinde 40.000 civarı konutla halka hizmet sunan devletimizi illüzyoncu medya ve akademiya tarafından Elazığ'da kötü göstermeye, halkla karşı karşıya gelmiş gibi göstermeye çalışılıyor.

40 bin konut içerisinden sorunla birkaçı öne çıkarılırken devletin Elazığ'a ve depremzedeye hiçbir şey yapmadığı algısını kamuoyuna sunmaya çabalıyor. 

Bunun için de her türlü manipülasyon, çarpıtma ve provokasyon gerçekleştiriliyor. Özetle Türkiye'nin tüm faydasına olan gelişmelere kulp takıp eleştiren, karalayan takiyeci Zümre Elazığ için de özel bir mesai harcıyor. Zira Elazığ her defasında devletini seven tavrıyla özellikle terör ve diğer tehlikeli, bölücü fikirlerin ülkeye yayılmasını önleyen bir kale hükmünde...

Zümre şimdi Elazığ'ın bu kimliğini yıkıp şehirde bir eksen kayması yaşatmak istiyor. Bunun için de uzun bir süredir kadrolaşma gerçekleşiyor. Son dönemde illüzyoncu medya ve akademiyada yer alan haberlere bakın şehirdeki hiçbir iyi gelişmeyi vermeyip kötülükleri ulusala servis eden özel bir çabası var. Ve bu amaçla şehirde özel bir kadrolaşma oluşturmuş durumda...

Bunun son örneği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Elazığ ziyaretinde yaşandı. Bakanların şehirde gezip bir bir depremzedelerin sorunlarını dinlemelerini olay olarak görmeyen, yapılmış modern konutları 18 yıl sabit taksitle ucuza halka verilmesini karartan malum medya o ziyaret esnasında Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerfioğulları'nın birkaç depremzede kadınla girdiği diyalog üzerinden devletin Elazığ'a yaptığı tüm hizmetleri örtüp, halkın devlete karşı ayaklandığı algısını kamuoyuna sunmaya çalışıyor.

Olayı kameraya alıp ulusala servis eden kişinin sosyal medya hesaplarından PKK sempatizanlığı yaptığını gözlere sokarcasına açık açık paylaşan biri olması ise olayın boyutunu göstermesi bakımından önemli... İşte Elazığ'da böylesi büyük bir oyun oynanıyor. Amaç Elazığ'da bir eksen kayması sağlamak! Elazığ düşerse Türkiye düşer, Elazığ'da bir gedik açılırsa Türkiye de zaafa uğrar. Bunu en iyi onlar biliyor. Bu sebeple de her fırsatta Elazığ odaklı algı operasyonları gerçekleştiriliyor.

Elazığ Belediyesi Başkanı Şahin Şerifoğulları da kendisi üzerinden iktidara karşı başlatılan bu operasyına karşı iki gündür süren sessizliğini bozdu. Elazığ üzerine oynanan oyuna dikkat çeken Başkan Şerifoğulları depremin ilk gününden itibaren yaptığı provokasyonlarla halkı devlete karşı kışkırtmaya çalışan CHP'li vekil Gürsel Erol ve ekibine saydırdı.

İşte o açıklama:

KAMUOYUNA DUYURU

Elazığ Belediye Başkanı olarak 24 Ocak depremin gerçekleştiği ilk andan itibaren depremin yaralarını sarmak için sahada yerimizi aldık.

Bakanlarımızla, milletvekillerimizle, teşkilatlarımızla ilk andan itibaren vatandaşlarımızın yanında olduk. Deprem sürecinde ve sonrasında yaptığımız tüm çalışmalar kamuoyunun malumudur. Sokak sokak, ev ev gezerek hemşehrilerimizin yanında olduk. Deprem ile birlikte ağır yara alan şehrimizin yaralarını büyük oranda sardık. Depremin ardından şehrimizde 24.800 konut inşa edildi. İnşa edilen konut alanlarının altyapı ve ulaşım çalışmalarını büyük oranda tamamladık. Yapımı devam eden projeleri bir an önce nihayetlendirmek için de canla başla çalışıyoruz.

Deprem süreci boyunca yaptığımız tüm çalışmaları Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla ilgili bakanlıkların koordinasyonunda yürüttük. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum tüm süreç boyunca çok yüksek bir duyarlılıkla hemşehrilerimizle birlikte oldular. Her iki bakanımız şehrimizde tamamlanan ve yapımı devam eden tüm projelerin bizatihi takipçisi oldular. Her iki bakanımıza şahsım ve şehrim adına teşekkürü bir borç biliyorum.

Kamuoyunun malumu olduğu üzere İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum 26.04.2022 Salı Günü şehrimize teşrif ettiler. Bizler de milletvekillerimizle, İl Başkanımızla birlikte bakanlarımızın programlarına refakat ettik.

Ziyaretlerde her iki bakanımız da hemşehrilerimizin talepleri ile yakından ilgilendiler.

Mustafapaşa mahallemizde vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz programda yaşanılan ve kamuoyuna yansıyan görüntülerle ilgili olarak özellikle CHP İl Başkanlığının yapmış olduğu açıklamalar gerçeklikten ve iyi niyetten uzak açıklamalardır.

Bizi yakından tanıyan ve her fırsatta samimiyetimize vurgu yapan, bizim çalışmalarımızı özel ortamlarda takdir eden CHP il kadrosunun kamuoyu önünde bizim samimiyetimizi tartışmaya açması sadece tutarsızlıkla izah edilemez. CHP İl  Başkanlığının bu tutumu, kelimenin tam anlamıyla şark kurnazlığıdır. CHP zihniyeti tam olarak işte budur!

CHP İl Başkanlığınca yapılan açıklamada, bir hanım kardeşimizle gayet samimi ve doğal diyaloğumuzdan hareketle bizim üstenci olduğumuzu ve vatandaşımızı hor ve hakir gördüğümüz iddia edilmiştir. Biz hiçbir zaman, hiçbir vatandaşımızı hor ve hakir görmedik, görmeyiz. Kendileri de dahil hiç kimse bunun aksine bir tek örnek gösteremez. CHP İl Başkanlığı vatandaşına tepeden bakan birilerini görmek istiyorsa dönüp CHP’ye baksın. CHP’nin tarihine baksın. Depremden bir yıl sonra Elazığ’a gelen parti yönetimine baksın. Deprem sürecinde Bodrum’da güneşlenerek deprem değerlendirmesi yapan yol arkadaşına baksın. Elazığ’a gelip iki kare fotoğraf verip kayağa giden Belediye Başkanına baksın. Elazığ’a okul yapacağım vaadi ile gelip, buradan koşarcasına Diyarbakır’a geçerek PKK’lılarla boy boy görüntü veren başkanına baksın. Deprem gecesi ve sonrasında rugan ayakkabısıyla şehirde gezerek depremden siyasi rant devşirmeye çalışan yol arkadaşlarına baksın. Aradığı üsttenciliği CHP’de bulacaklardır.

Bizim hemşehrilerimiz her şeyin en güzeline, en iyisine layıktır. Bizler AK Parti kadroları olarak hep bu bilinçle hareket ettik.

PKK sempatizanı bir kişinin çekmiş olduğu görüntüden hareketle linç kampanyasına öncülük eden CHP ve marjinal sol grupların yayın organları, milletimizle aramızdaki sahih ve sağlam bağı ne yaparsa yapsın asla koparamayacaktır. Bizler CHP’ye rağmen hizmet destani yazmış bir kadroyuz. Tüm açıklığıyla bir kez daha bilinmesini istiyorum ki, milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda hiçbir ayak oyununa geçit vermedik, vermeyeceğiz.

Kamuoyuna saygılarımla…

ŞAHİN ŞERİFOĞULLARI

ELAZIĞ BELEDİYE BAŞKANI

O.G.

29 Nis 2022 - 07:33 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.