Nasıl da unutturdular! 27 Nisan E-Muhtırasının yıldönümü bugün...

AKP Hükümetini diktatörlükle, tek adam rejimi kurmakla suçlayan Zümre illüzyoncu medya ve akademiyası aracılığıyla toplumun hafızasından daha dün yaşanan her biri birer iktidarı devirme girişimi olan olayları unutturuyor. Böyle AKP'nin 20 yıllık iktidarında sorunsuz, hiçbir engelle karşılaşmadan ülkeyi yönettiği algısını oluşturuyor. Ancak gerçekler arşivlerde duruyor. İşte onlardan biri... Bugün gece yarısı yayınlanan 27 Nisan E-Muhtırasının 15. yıldönümü...

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, Gezi Parkı, Cumhuriyet Mitingleri, AKP'ye kapatma davası, 367 krizi, 27 Nisan gece yarısı muhtırası, Ergenekon darbe planları, 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ salon bulamamış gibi Karadeniz'de savaş gemisinde basın toplantısı yapması, 15 Temmuz kanlı darbe girişimini FETÖ kamuflajı ile yapan Yurtta Sulh Konseyi'ni hatırlatarak Zümre'nin AKP'yı devirme girişimi olan bu olayların illüzyoncu medya ve akademiya tarafından unutturulduğunu yeni gelişmeleri ise kendiliğinden gelişen süreçlermiş gibi topluma yansıttığını şöyle ifade ediyor:

"İllüzyoncu medya ve akademiya önceki, iktidarı devirme girişimlerini topluma unutturduğu için her yeni girişimi öncekilerden soyutlayarak spontane bir olay gibi topluma yansıtıp aktarıyor. Bugün Selanik Dönmeleri sermayesinin iktidarı devirmeye yönelik başlattıkları ekonomik savaşı öncekilerden soyutlayarak kendiliğinden gelişen bir süreç gibi topluma yansıtıyor."
- GEÇKİL -

İşte bugün gece yarsı yayınlanan 27 Nisan E-Muhtırasının yıldönümü... 

15 yıl önce 27 Nisan 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi ilk tur oylamasının gecesinde internet ortamından yayınladıkları bildiri ile milletin iktidarına ayar vermek için yayınlanmıştı bildiri. Hem de Zümre'nin Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek için ortaya attığı 367 krizi gölgesinde bir süreç işlerken...

Yeni Akit 27 Nisan 2007'de yaşanan sürecin kısa bir özetini yayınladığı bir haberle geçti.

Haber şöyle:

Türkiye’nin huzur iklimine kavuştuğu, ekonomiden savunmaya, sağlıktan eğitime her alanda ilerlemenin kaydedildiği bir süreçte darbeye heveslenen bir avuç cuntacı, 367 krizi gölgesinde yapılan 27 Nisan 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi ilk tur oylamasının gecesinde internet ortamından yayınladıkları bildiri ile milletin iktidarına ayar vermek istedi. 

İslam’ın emri olan başörtüsü ile Mevlid-i Nebevi etkinlikleri bahane edilerek başlayan İslam karşıtı tutum, askeri kesimin AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’e ve eşinin başörtülü olmasına karşı çıkması sebebiyle siyasi buhrana dönüşmek üzereydi. 

Adım adım krize

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi 12 Nisan’da beraberindeki kuvvet komutanlarıyla düzenlediği toplantıda sarf ettiği “Cumhurbaşkanı Cumhuriyete sözde değil, özde bağlı olmalıdır” sözleri, sürecin fitilini ateşledi. Bu sözler, iktidar tarafından tepki ile karşılanırken, Abdullah Gül’ün aday olmaması için başta Ankara ve İstanbul olmak üzere bazı büyükşehirlerde "Cumhuriyet mitingleri" düzenlenmeye başladı. Erdoğan, Gül'ün adaylığından geri adım atmadı. İlk tur oylama 27 Nisan'da yapıldı. Oylamada 361 oy kullanılırken, Abdullah Gül 357 oy aldı. CHP 367 iddiasıyla seçimi Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Aynı günün gecesi de Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, daha sonra "e-muhtıra" olarak anılacak bir skandala imza attı.

Aleni darbe tehditlerine boyun eğmeyen AK Parti hükümeti, milletin iradesini büyük bir kararlılıkla korumuştu. Milletin iradesini hiçe sayan vesayet odakları, Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti Hükümetinden unutamayacakları bir demokrasi tokadı yiyerek tarihin karanlık dehlizlerinde kayboldu.

Büyükanıt’ı 14 defa aradık ulaşamadık

Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek de 27 Nisan e-muhtırasını ‘ayıp, ahlak, kural dışı’ olarak hatırlıyor.

27 Nisan e-muhtırasının "darbeler zinciri" içerisinde önemli bir kırılma noktası olduğunu ifade eden Çiçek, bildiriyi okuduktan sonra hemen Abdullah Gül'ü ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı aradığını söyledi.

Çiçek, 27 Nisan'a giden sürecin bir yıl önceden başladığını, "cumhurbaşkanı eşi başörtülü olamaz" tartışmasının sürecin yaşanmasındaki önemli olaylardan biri olduğunu ifade ederek, "Bu ve benzeri şeylerle Türkiye'de tahrikler, sokak kışkırtmaları, çağrılar bizi 27 Nisan'a getirdi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ı 14 defa aradık. Hükümet, Genelkurmay Başkanı'nı arıyor ama Genelkurmay Başkanı istirahatte. Ertesi gün saat 14.00'e kadar Genelkurmay Başkanı'na ulaşamadık. O zaman bir bildiri kaleme aldık. Tam açıklama yapacağız Genelkurmay Başkanı, Başbakan'ı aradı. 'Ben torunumu görmeye gidiyordum, jammerlar sebebiyle cep telefonlarıyla iletişim sağlayamadık. Şimdi haberim oldu' dedi. Bir hükümetin, 14 saat Genelkurmay Başkanına ulaşamamasının gerekçesi 'Arabanın önünde, arkasında jammerlar vardı' olabilir mi? Daha sonra demokrasiden geri adım atmayacağımızı belirten açıklamayı yaptık. Açıklamadan sonra Türkiye rahatladı ama kriz ağustos ayında Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle son buldu” dedi.

El-Aziz - Yeni Akit  - O.G.

27 Nis 2022 - 15:50 - Analiz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

.... - 27 Nisan e muhtıra sonucu ak parti temmuz 2007 de rekor bir oyla kazandı.Bunuda not edin zumre emretti çünkü tıpkı 97 yılında ak partiyi doğuracak ve uzun bir süre iktidarda kalmasını sağlayan 28 Şubat gibi artık olayları false flag olarak gormeye başladım özellikle bilerek yapıldığını düşünüyorum

- Editör: Yaşananların sonuçta AKP'ye yaraması Türkiye'yi yöneten üstün siyasi akla, Milli Görüş derin devletine ait bir başarıdır. Tüm oyunları tersine çevirip düşmanın oyunlarını düşmana oyun olarak kullanmak... Bu ilk kez olmadı. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat... Hep böyle ters yüz edildi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 00:49