Tarikat ve ilahiyatçıların sapkın ve sapık aynı zamanda da aralarında bir diyalektik olduğunun ispatı!

Tarikat ve ilahiyatçıların sapkın ve sapık aynı zamanda da aralarında bir diyalektik olduğunun ispatı!

İlahiyatçı Talha Hakan Alp, deist olduğunu açıkladı. Pek çok dini kitap yazan Alp'in aynı zamanda İsmailağa Cemaati'nde yetiştiği de ortaya çıktı. Bu iki olayın iç içe olması El-Aziz'i haklı çıkardı.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil ilahiyat ve tarikatçıları şu ifadelerle tanımlıyor: "İlahiyatçılar da tarikatçılar da sapık ve saptırıcıdır."


Yine "Yozlaşmış tarikatlarla oryantalist ilahiyatçılar birbirlerinin sapkınlıklarını, defolarını istismar ederek İslam'ı tahrife yönelik bir diyalektizm üretiyorlar. Allah kahretsin onları." diyerek de dışarıdan aralarında bir kavga varmış gibi  görünse de aslında bir danışıklı dövüşle inkarcı rejime köle Müslümanlar yetiştirdiklerinin altını çiziyor.


İşte dün Oda TV'de El-Aziz'in bu tespitlerindeki haklılığı çok net biçimde ortaya koyan numune bir haber yer aldı.


Haberde bir ilahiyatçının deist olduğunu açıkladığı okurlara aktarılırken içeriğinde ise yapılan araştırmada o sapık ve sapkın ilahiyatçının aslında meşhur bir tarikatta yetiştiği belirtiliyor.


İşte Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil'in belirttiği "İlahiyatçılar da tarikatçılar da sapık ve saptırıcıdır." ve ilahiyatçılarla tarikatlar arasında bir diyalektik olduğu hakikatlerini çok net deşifre eden o haber:


İlahiyatçı Talha Hakan Alp, deist olduğunu açıkladı.


Talha Hakan Alp, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Tanrı’ya inanıyorum ama onu tanımlayabilecek, hakkında O şöyledir, böyledir diyecek hiçbir kesin inanç ve fikrim yok. Sebep ve detaylarına giremeyeceğim. Sorgulama ve arayıştayım” ifadelerini kullandı.


İslam dini üzerine 15 ayrı kitap çalışması bulunan Talha Hakan Alp’in “deist” olduğunu açıklaması sonrası, merak konusu oldu.


Talha Hakan Alp, 1973 İstanbul doğumlu.


İlköğreniminden sonra İsmailağa Cemaati’nin Kur’an Kursu’nda eğitim aldı.


Suriye ve Pakistan’da İslam üzerine eğitim aldı.


Dâru’l-Hikme İlim Araştırma ve Kültür Merkezi kurucuları arasında yer aldı.


Rıhle Dergisi’nde düzenli olarak makaleleri yayımlandı.


Türkiye genelinde İslam üzerine konferans, seminer ve dersler verdi.



İSMAİLAĞA CEMAATİ’NDE NELER OLDU


Talha Hakan Alp, İsmailağa Cemaati’nde ders veren, konuşmalar yapan hocalarından biriydi.


Bazı açıklamaları İsmailağa Cemaati’nde tepkiyle karşılanmıştı.


İsmailağa Cemaati’nden “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, 8 Mart 2014 tarihli konuşmasında Talha Hakan Alp’in “rabıta” ile ilgili sözlerine karşı çıkmıştı.


Ünlü şunları söylemişti:


“Ben Mahmut Efendi’ye bağlıyım diyor. Allah’ın nuru bir zata yansıyormuş da, onun da aynası oluyormuş da, o aynadan da sen nur talep ediyorsun, bu rabıta uygun değildir ve sakıncalıdır diyor. Bak hoca efendi kardeşim sen istediğin rabıtayı yap istersen ölüm rabıtası yap, mezarda kendini düşün, beni alakadar etmez. Ben ayna rabıtasını bizzat efendi hazretlerinden dinlemiş adamım sen Nakşi tarikatından dedikten sonra bir de Mahmut efendiye de bağlıyım dedikten sonra benim efendim hayattayken sen kalkıp da sakıncalı diyemezsin. Bunu dediğin anda ben sana ehli sünnetten çıkmış demem ama yoldan çıkmış demem ama efendinin tarikatından bu rabıtayı inkar eden çıkmıştır derim çünkü efendi bunu duysa saatlerce vaaz eder. Allah isabetli anlayış nasip etsin döndürsün ben bir şey demiyorum. Esas burada anlatmak istediğim gaye nedir, bizim kurslarda ders veriyor, bizim cemaatler çağırıyor, Mahmut efendinin adamı ona bağlı diye çağrıldığı için sorun buradadır.”



“YETİŞTİĞİM ÇEVRE İSMAİLAĞA”


Kavga sürerken, Alp sosyal medya hesabından “Yetiştiğim çevre İsmailağa'dan sevdiğim üç güzel insan: Hızır efendi, İhsan efendi ve Bayram Ali…” mesajını paylaşmıştı.

DİĞER HABERLER