Diyarbakır anneleri aylardır PKK karşısında direniyor. Sözde kadın ve çocuk hakları savunucuları neden sessiz?

Diyarbakır anneleri aylardır PKK karşısında direniyor. Sözde kadın ve çocuk hakları savunucuları neden sessiz?

Bakan Soylu sosyal medya hesabından, Diyarbakır annelerine iki aile daha katıldığını bildirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Diyarbakır annelerine 2 ailenin daha katıldığını açıkladı.



"MÜCADELERİNE SAYGI VE ŞÜKRANLA"


Bakan Soylu paylaşımında, "Diyarbakır anneleri her gün büyüyor İki aile daha katıldı...


İnançlılar, Cesurlar, 176 oldular... Mücadelelerine saygı ve şükranla." ifadelerini kullandı.



KADIN VE ÇOCUK İSTİSMARCISI DERNEKLER SESSİZ!


Diyarbakır annelerinin eylemi 3 Eylül 2019 tarihinde başladı. Yani tam 1 yıl 2 Ay 18 gün önce...


Aradan bunca zaman geçmesine rağmen kamuoyunda o kadar az yer alıyorlar ki Türkiye'deki medya ve akademiyanın kimden taraf olduğunu da çok net ortaya koyuyor bu duruş.


Düşünün acı çeken ve eylem yapanlar anne... Aynı zamanda kadın!


Kaçırılanlar, istismar edilenler çocuklar.


Annelerin tek isteği var; kandırılarak ya da zorla dağlara kaçırılan evlatlarına kavuşmak.


Böylesi bir haklı talep karşısında medya neden taraf olmaz, neden her gün ekranlara getirip annelere destek olup çocuklarına kavuşması için kamuoyu oluşturmaz hiç düşünüyor musunuz?


İşte yandaşı vee karşıtı ile medyanın içler acısı halini ortaya koyan bir tablo bu!


Türkiye düşmanlarını koruyup devlete fayda sağlayacak konuları karanlığa gömmek asli vazifeleri...


Böylesi bir medya ve akademiya Türkiye için en büyük beka sorunudur!


Mısırlı Gazeteci boşuna Türkiye'deki medyanın yüzde 90'ının Batı güdümünde olduğunu söylemiyor.



Avrupa Birliği'nin girdiği dağılma sürecini, ABD'nin yaşadığı yönetim krizini ve çöküşü görmeyen illüzyoncu medya ve akademiya Türkiye'nin önlenemeyen yükselişini perdelemek için en önemli gelişmeleri, başarı hikâyelerini şom ağızlılık ederek yermektedir.
- GEÇKİL


BİR BEKA SORUNU DA AKADEMİYANIN İÇİNDE YER ALAN STK'LAR 


Her fırsatta kadın ve çocuk haklarını savunduğu iddia ederek Türkiye düşmanlığı yapan dernekler de söz konusu PKK olunca kafalarını kuma gömdüler.


Diyarbakır'da acı çekenler anneler, kaçırılanlar çocuklar ama sözde kadın ve çocuk hakkı savunucusu dernekler sessizler!


Halbuki o dernekler en ufak bir kadın veya çocuğa şiddet olayında yeri göğü inletip sokaklarda polislerimize ne sorunlar çıkarıyorlar şahit oluyorsunuz.


Sosyal medyada viral olan bir video vardı hatırlarsınız... İki kadın bir yaşlı adama gözlerini büyüterek son sesle bağırıp "kadınım ben kadınım, kadın kadın.. saygı duyacaksın" diye nasıl da bağırıyordu?


1 yıl 2 Ay 18 gündür neredeler onlar? Neden Diyarbakır annelerinin yanına gidip de acı çeken annelere destek olmuyorlar?


Polisimiz karşısında yeri göğü inleten, yaşlı bir amca karşısında boğazı yırtılırcasına bağıran o sözde kadın ve çocuk hakları savunucuları söz konusu PKK'nın mağdur ettiği kadın ve çocuklar olunca neden sessiz kalırlar?


Neden PKK'ya da tepki göstermezler?


Tek cevabı var! Kadın ve çocuk hakları konusunda samimi değiller! Sadece istismarcılar...


Şimdi anlıyor musunuz onların derdi aslında ne kadın ne çocuk ne de hakları!


Onların tek derdi var kadın ve çocukları istismar edip Türkiye'deki İsrail hesabına devlet düşmanlığı yapıp sorun çıkarmak, zarar vermek.


Bu sebeple vatan haini denmesinden aşırı derecede rahatsız oluyorlar. Yarası olan gocunur derler ya...


Ülkemizdeki medya ve akademiyanın içler acısı hali işte böyle! Ne taraftan bakarsanız bakın ülke için beka sorunu bu yapı milletimize her gün karamsarlık pompalamaya devam ediyor.


Türkiye'nin dünyada gıptayla izlenen yükselişini perdeleyerek toplumundan saklayan Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyası nerede bir sıkıntı varsa öne çıkartıp büyütüyor.
- GEÇKİL


İşte o malum kesim hangi konuda devlete karşı geliyor, yeri göğü inletiyorsa bilin ki o konularda da samimi değiller. 


Tek amaçları devleti yeniden İsrail güdümüne sokmak. Onları ya şimdi tanıyıp toplumun bilinçlenmesi için çalışacaksınız ya da elinizden devlet gittikten sonra ah edip dizinizi döveceksiniz!


DİĞER HABERLER