Türkiye'nin Osmanlı gücünde olduğunu AB itiraf ediyor ama içimizdekiler büyümekle zenginleşmeyi aynı şey sanıyor!

El-Aziz'in Türkiye'nin Osmanlı gücüne ulaştığı tespiti artık Avrupa Birliğinde resmen dillendiriliyor. AB Dış ilişkiler Güvenlik Temsilcisi Joseph Borrell "Türkiye İmparatorluk gücünde" dedi. İçimizden ise zengin değiliz homurtuları başladı! Peki zengin olmak ile büyük ülke olmak aynı şey mi? İşte örneklerle cevabı...

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil Türkiye'nin son dönemde yaşadığı süreci şu sözlerle değerlendirmişti:


"1,5 milyar nüfuslu Çin hızla yükselip süper güç oldu endişe eden olmadı. Türkiye yükselişe geçti diye dünya panikte. Osmanlı bu!


Türkiye şimdiden Osmanlı Devletinin zirvedeki gücünü yakalamış durumda. Tüm dünya karşısında birleşmiş ama üstünlük sağlayamıyor!


Erbakan'ın Yeniden Büyük Türkiye'si Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen için atakta. Siyonizm'in Yalta Düzeninin yerinde yeller esiyor!"


İşte dün El-Aziz'in bu tespitlerini teyit eden bir açıklama Avrupa Birliği'nden geldi...


AB Dış ilişkiler Güvenlik Temsilcisi Joseph Borrell öyle sözler söyledi ki Türkiye'nin ulaştığı gücün boyutlarını da açıkça ortaya koydu...


Borrell, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) Doğu Akdeniz ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu dış ilişkiler konularındaki Genel Kurul toplantısında milletvekillerine konuşma yaptı.


"Eski imparatorlukların geri gelmeye başladığını" belirten Borrell, "Bunlardan üçü Rusya, Çin ve Türkiye. Bunlar küresel ve bölgesel yaklaşımlarla gelen eskinin büyük imparatorlukları. Bu durum bizim için yeni bir ortam sunuyor." diye konuştu.


Yani AB açıkça Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğunun gücüne ulaştığını söyledi. Ama tabi malum kesimde "ülke zengin değil nasıl öyle olur" diye mırıldanmalar başladı.



ZENGİNLEŞMEYİ BÜYÜME SANANLAR TÜRKİYE'NİN BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖREMİYOR


Kamuoyunda şöyle bir algı var:


"Türkiye büyüyüp, gelişseydi süper güç haline gelseydi çok zengin bir toplum var olurdu. Madem Türkiye zengin değil o zaman güçlü de değildir..."


Bu algı toplumda çok yaygın olsa da aslında gerçekle hiç alakası yok.


Eğer öyle olsaydı en zengin ülkeler bugün dünyanın en güçlü ülkeleri olurdu.


Dünyanın en zengin ülkeleri olarak gösterilen Katar ve Suudi Arabistan'ı ele alalım...


Ekonomik olarak büyük bir zenginlikleri var ama bu o ülkelerin büyük ülke olduğu anlamına gelmiyor.


Suudi Arabistan petrol zengini olmasına rağmen ülkede hiç bir şey üretilemiyor. Her şey dışa bağımlı...


Ülkede un üretecek bir fabrika bile yok. Yani bir gün ambargo uygulansa ülke acından ölecek...


Her yıl dünyanın en zengin ülkesi seçilen Katar'da da durum farklı değil! 3 yıldır ülkede Arap ülkeleri tarafından uygulanan ambargodan ötürü zor zamanlar yaşanıyor.


Ambargo karşısında sadece Türkiye'nin İran üzerinden ulaştırdığı desteklerle ayakta kalan Katar çok zengin bir ülke ama büyük ve güçlü bir ülke değil!


Türkiye ise şu an itibariyle ekonomisiyle Suudi Arabistan ve Katar gibi zengin bir ülke değil ama dünyada söz sahibi olan adı artık AB'de bile süper güç olarak anılan büyük bir ülke...



ERBAKAN TÜRKİYE'Yİ LAHANA GİBİ BÜYÜTMEDİ!


Türkiye'nin ulaştığı bu seviyenin kodlarını Erbakan yazdı. Ve Türkiye'yi lahana gibi büyütmedi. Başarıyla yürüttüğü projeleriyle sağlam bir şekilde büyümesini sağladı.


Ağır sanayi hamleleri ile, milli ve yerli üstün teknoloji ürünü savunma sanayi teknolojisi ile, dış müdahaleler karşısında yıkılamayan ekonomisi ile kendi ayakları üzerinde güçlü bir şekilde durabilen Yeniden Büyük Türkiye Erbakan'ın eseri...


Erbakan hiç bir sağlam alt yapıya sahip olmadan öylesine hızla büyüyenler konusunda lahana örneğini verirdi.


"Lahana da büyümüş ama bir tekme vursan iki bardak su! Ne yapayım öyle büyümeyi" derdi.


İşte Erbakan Türkiye'yi Suudi Arabistan misali lahana gibi büyütmedi. Her türlü müdahale ve ambargolara karşı kendi ayakları üzerinde durabilecek güç ve kapasitede donattı.


Bugün geldiğimiz noktada tüm dünyanın karşısında durmasına rağmen giriştiği hiç bir işte engellenememesi de bunun en büyük kanıtı...


Suriye'de, Venezuela'da, Katar'da, Libya'da süper güçlere karşı kazanan hep Türkiye oldu sadece Türkiye istediğini aldı. Batı'nın Türkiye karşısında desteklediği kuklaları ise hep yerle bir oldu.


Özetle; bir ülkenin büyümesi ayrı şey zenginleşmesi ayrı...


Bir ülke güçlü olursa zamanla zenginleşir de... Ama sadece zengin olan bir ülke ulaştığı ekonomik gücünü bile korumaktan acizdir.


Suudi Arabistan'ın her kriz sonrası ABD'den haraç öder gibi alışveriş yapmaya mecbur bırakılması da bunun kuvvetli bir delilidir.


Teşekkürler Erbakan; kendi ayakları üzerinde durabilen ve Yeni Bir Dünya'yı liderliğinde kuran güçlü Türkiye'yi armağan bıraktığın için!

DİĞER HABERLER